Henüz küçüktük elimize aldığımız bir parçacık ekmekle pekala doyabiliyorduk çünkü çocukken doyamamak yoktu. renkli zamanlardı hayatta en önemsenmesi gereken şeye en fazla zaman ayırırdık oyun oynamaya. Oynardık çılgınca yorulurduk. O tatlı yorgunluktan bıkmadan oyunla yaşamayı yaşardık. Zaman geçti eski oyunlarımız yaşımız ve dünyanın neresinden geldiğini anlamadığımız sorumluluk ve büyük olma hissi ile tarih olmuştu artık. Her şey gibi zaman oyunları da değiştirdi oyun kültürü kendi kendinin kapıları arkasında kök salmaya başladı hem zaten şimdiki neslin en büyük şanssızlığı bu sadece kendi evlerindeki hapishane de yaşamaktalar. Neyse konumuz oyunlar. Aslında konumuzun ana teması bilgisayar oyunları dünyamız zaten adamakıllı aklı başında bir yer değil ve bu tuhaf gezegende kendi içinde daha tuhaf olan şey bilgisayar oyunları. İlk ne zaman tanıştım hatırlamıyorum ama yıllardır çok şey değişti ve çok farklılaşan oldukça ciddi bir sektör oldu oyun alemi.



İlk televizyonun ekranında sen komutlarıyla - hareketleri algılayan şeye aaa baksana benim emrettiklerimi uyguluyor diyerek şaşırmıştık. Şimdilerde ise gerçekten aklın sınırlarını zorlayacak şeyler yapılmakta. Dünya değişmekte.



Oyun alemin de ki birkaç garipliği yazmak istedim bilmem ilginizi çeker mi? Şimdiki oyunların akla zarar yapay zekaları mesela bu yapay zeka olayına birde birkaç dengesiz senarist tarafından garip duygular katılınca bakın neler çıkıyor. İlk önce gerçekten bende hayranlık uyandıran bir oyunu yazmak isterim. Zaten son dönemlerde oturup ta başında ciddi derecede zaman harcadığım oyundur Shadow Of The Colossus gerçek bir sanat eseri inanılmaz bir insanlık yapımı olmuş. Lord emon adlı şey ( İnsanımsı garip cüce) sizin sevgilinizi öldürür ve onun ruhunu kılıcına hapseder. Sonrasında bu ruhla colossus ( Bina Hayvan karışımı ) adlı yaratıkları canlandırır. Tam olarak nasıl çaldığınızı anlayamazsınız ama onun kılıcı ve sevgilinizin ruhsuz bedeni atınızın üstünde çok garip bir diyara doğru yol alırsınız. O diyarda Lord Emonun yarinizden aldığı ruhu dağıttığı hayvan karışımlı binalarla savaşırsınız toplamda ve mantıkta düz bir oyun gibi görünen ama aslında çok garip bir oyun olan sık sık boğuyor insanı derinliğiyle. Oyun içinde öldürdüğünüz her yaratığın sevgilinizden aldığı ruhun çıkış anını yani ölüm anlarını izlemek çok güzeldi o sırada bir sevgili gibi bakıp veda ediyorlardı size. Tam tamına 16 yaratık yok ettiniz ve hepsinin ruhunu kendinize aldınız ama tapınağa yani kızın yanına geldiğinizde asıl olay başlıyor aslında kız 17 ruhla canlanıyor ve bilin bakalım o ruhu nasıl bulacağınızı, ben tahmin edememiştim ama evet kızın canlanması bizim de canımızı vermemizle gerçekleşiyor. Bu senaryoyu yazan ico team deli olmalı. Bir başka deli de Vampire Bloodlines oyunundan. Başladığınızda adamakıllı kan içen herhangi bir vampir olarak kalabalıklara karışıyorsunuz ve oyunu bitiriyorsunuz. İşin garip yanı oyun bittikten sonra yeni açılan Malkavain ırkı evet bu ırkta size John Malkavain adlı biri eşlik ediyor oyunu yeniden başlattığınızda. Bu John deli tam psikopat ve şizofren bir vampir. Normal görevlere giderken arkadaşlarınızla konuştuğunuz esnada John dönüp tv deki spikerle muhabbete dalıyor. Madde bağımlısı ve çok renkli gören gözleri olan dengesizin teki. Hatta zamanla evcil bir kız arkadaşınız oluyor ve sizin deliliğiniz ona bulaşıyor iş ondan sonra çıkılmaz bir hal alıyor. Hatta bir süre sonra garip hissediyorsunuz sanki hayatın seçim ve dönüm noktası gibi.



Ve Online oyunlar - Bunca yıldır şunu anladım duygusuz algılamasız bir cihazı yenmek sizin gibi eli ayağı ve hisleri olan birini yenmek kadar zevkli olmamıştır. Bir vakit fena halde kendimi kaptırdığım bir köy kurma oyunu vardı girdiğim serverda esaslı bir yerim vardı her şey kontrolümdeydi bulunduğum serverin A.B.D.siydim resmen. Savaş ben derken başlar barış ben derken ilerlerdi. Tam üç yıl sürdü bu vakit. 2 yıl 3 ay bu hükümdarlığım Erkan adlı ortağımın geceleri online olması üzerine devam etti fakat son zamanlar da köyümde garip olaylar yaşanıyordu asker sayım hammadde seviyem gibi her şey bıraktığım gibi kalmıyordu evet erkan geceleri çalmaya başlamıştı ve bir sabah Erkanın köyleri girip darmadağın etmişti beni benim gücümü kullanarak. Hiç küsmedim hiç kızmadım - işin garip yanı o sıralar Erkanın çocuğu olacaktı. Msn de yazışırdık sık sık - bende o sıralar aynı server da yeni birkaç köy edinip paso köylerimi kasmaya başladım hesaplarıma göre ya da konuşmalarımıza göre en fazla birkaç gün sarkabilirdi saldırılarım evet tam çocuğu olduğu sıralarda benden aldığı köyü yerle bir etmiştim. Ama biliyordum öldürmek değil ölümdü benim için bu teşebbüs zaten ondan sonra bir daha o oyuna dönmedim. Hem yazmıştım köyümün tanıtım ekranına öldürmeye değil ölmeye geliyorum. Bir vakit seni vezir eden, Gün gelir de seni rezil eder.



Yazarım yazarım da bitmez bu konu - şimdilik burada keseyim gidip manyak Rıdvan’ı Pro Evolution Soccer da gol yağmuruna maruz bırakıp pis pis sırıtayım :) .




Bu arada hayatımın sanki en uzun yolculuğunu yapmış gibiyim hem zaten Ankara da karşılaştığım garip olay gerçekten bir oyun oynadığımızı algılattı bir kez daha bana. Bir çift bindi otobüse dönüş yolunda herhalde kızı kaçırmıştı delikanlı işin kötü yanı şoför kızı tanıyordu. Şoför kıza selam verdikten sonra eleman kendi dünyasına çekildi kendi kendine dinledi walkmanini kız kendi kendine dayadı yüzünü cama konuşmadılar. Her durakta kız otobüs personeliyle yemeğe geçti eleman daha yalnızlaştı. Garip bir oyunuydu onlara oynadığı hayatın. Ulaşacağım yakın bir yerde birlikte indiler. Yaptıkları - birlikte yaptıkları tek şey bu oldu. Kimbilir nasıl bir sondu onlar için kız kaç kez geri dönmek istemişti mesela. Delikanlıyı neydi bu yalnızlığa iten. Neden dur gitme benimlesin dememişti bu kadarmıy dı sevgisi henüz başlangıçtayken bu sevgimi karar verdirmişti onun hayatını sırtına almaya.




Hayat işte hepimiz için bir oyun daha henüz 1 ay öncesine kadar her şeyiyle çuvallamıştım resmen şimdi ise garip derecede umut doluyum. Bu da benim oyunum bunu seviyorum. Başrolde olmak kontrolü almak bazen - başkalarına bırakmak. Neyse oyunu Pardon yazıyı yine oyunlardan birinin eşsiz masalımsı anlatımıyla dolu - Çılgın bir aşk ile harmanlanan yeni nesil Prince Of Persia nın son oyununun trailer müziği ile sonlandırarak sizi kendi oyununuzla baş başa bırakayım.


Alish 2oo9

5 Comments

5 Responses so far.

  1. LoLLa says:

    ankara dan bahsedioruz yalnizliklar sehri :(

  2. Al'ish says:

    Lolla Olay Ankara Van Arası Nüksetti Herhalde Kız da Eleman da Ankaralıydı Çok garipti varya eleman nasıl olduda şoförü terslemedi ya da kızın koluna asılıp gitme demedi algılayamadım aa kızın bu gidişi her ikisini inanılmaz bir yalnızlığa itti .. Çok garip acaba Oyunları Nasıl Devam ediyor ve sonu ne olacak kim bilir...

  3. Siminya says:

    küçük bir yolculuğunda neleri gözlemlemiş ve nasıl bir gerçeği görmüşsün aliş. senin umut oyunununda bende varım belki dahada kalabalığız.. hiçbirimiz büyümedik, hala çocukça oyunlarımızda buluyoruz mutluluğu. kimbilir belkide mutluluk sadece çocuklar içindir

  4. Al'ish says:

    Owwww Siminya Hanım hoşgeldin Sefalar getirdin seni burda görmek büyük bir şeref çek bi tabure otur bi çay iç kahve falan :) Siminya o yolculuk hala ucu açık ama o yolculuğun sırtına yüklediklerim ağır geldi bikaçını attım Anlayacağın saçma sapan şeyler oluyor Ama Düzeltecem İnşallah... Bikez daha hoşgeldin Sefalar getirdin sık sık seni beklerik...

  5. an(ı)kara zor bir şehir sen gözünü aşkına dik İstanbula Allah'ın Cami ismine mazharmış İstanbul herşeyi toplandığı şehir bursevi hz.söylüyor
    dünyanın manevi merkeziymiş
    mekke mesala ülkeleri iklimleri fethetmekten uzakmış çünkü sır makamıymış
    istanbul arzın klabi medine ise ruhun makamıymış
    bunu da üstad söylüyor

Yorum Gönder